Garanti altına aldınız mı?

Gebelik testini yapıp o çift çizgiyi gördüğünüz anda başlıyor aslında annelik.. Daha doğmadan onu korumak, iyi bir gelecek sağlamak için bir sürü plan yapıyoruz.. İhtiyacı olan ve hatta hiç bir zaman ihtiyaç duyulmayan bir sürü şey alıyoruz.. İsimler düşünüyor, hayaller kuruyoruz.. Daha ilk hareketlerini karnımızda hissetmeden onun için endişelenmeye, ona sunabileceğimiz hayatın en iyisi olması için uğraşmaya başlıyoruz.. Peki karnımızda gün be gün büyüyen bebeğimizin geleceğini nasıl garanti altına alacağız? Bahsettiğim şey bir sigorta poliçesi ya da bir birikim hesabı değil.. Aslında doğum sırasında doktorunuzun yapacağı ufak bir müdahale ile bebeğinizi pek çok hastalıktan koruyabiliyorsunuz.. Evet kordon kanı ve kordon dokusunun saklanmasından söz ediyorum..

 

Anne ile bebeğin birbiri ile fiziksel en güçlü bağı kordon.. Bebek anne karnında doğuma kadar geçireceği 9 aylık süre içerisinde kordon ya da göbek bağı denilen bu damarlı yapı sayesinde annesinden ihtiyacı olan besinleri alıyor, kan dolaşımını sağlıyor ve hatta ilk iletişim kanalı olarak yine kordonu kullanıyor.. Doğumda anneyle arasındaki bu önemli bağ kesildiğinde bebeğin ağlamaya başlamasının nedenlerinden biri de budur belki de..

 

Göbek bağının (kordonun) önemli bir başka görevi de vücudun yapı taşları diyebileceğimiz kök hücreleri barındırıyor olması.. Kordondan geçen kan ve kordon dokusunun kendisi kök hücreden zengin bir materyal olarak bebeğimiz ile birlikte bir sigorta poliçesi gibi hayatımıza giriyor.. Ama ne yazık ki hala ülkemizde pek çok doğumda bu hayat sigortası çöpe gidiyor.. Dünyada ise doğumdan hemen sonra kordon kanı ve kordon dokusu saklanarak ihtiyaç halinde kullanılıyor ve hayat kurtarıyor..

 

Çocukluk çağı lösemileri ve diğer pek çok çocukluk çağı kanserlerinin yanı sıra 70’den fazla hastalığın tedavisinde kök hücreler kullanılıyor. Eğer doğum öncesinde bebeğinizin kök hücrelerini saklamaya karar vermişseniz ve Allah korusun ilerde böyle bir hastalıkla baş etmek durumunda kaldığınızda saklanmış olan kök hücreler hayat kurtarıcı oluyor.

 

Hepimiz zaman zaman haberlerde veya sosyal medyada kemik iliği donörü arayan insanların haberlerini görüyoruz. Aslında bir tüp kan vererek donör olmaya aday olunabildiğini de yine bu haberler sayesinde öğrendik. Ama bebeklerimizi doğum öncesinde vereceğimiz bir kararla koruyabileceğimizi bilmek, hatta sadece kendi bebeğimizi değil kendi ailemizden ya da belki de bir yabancının hayatını kurtarabileceğimizi bilmek insanı umutlandırıyor.

 

Kısacık bir internet araştırması ile konu hakkında pek çok bilgiye erişebilirsiniz ama benim tavsiyem konuyu mutlaka doktorunuz ile görüşün. Doktorunuz ya da kordon kanı bankacılığı yapan kuruluşlardan detaylı bilgi alabilirsiniz. En çok sorulan soruyu sizin için ben cevaplayayım isterseniz: ‘’Bebeğinize ya da size hiç bir zararı yok.. Doğum sırasında (normal doğum ya da sezeryan fark etmez) doktorunuz bebeğin doğumundan hemen sonra kordon kanını bir kan torbasına alıyor, dokuyu da temizleyip yine steril bir sıvı dolu tüp içerisine alıyor. Sonra alınan doku ve kan soğuk zincir içerisinde saklanacağı laboratuvara gönderiliyor. Laboratuvarda kök hücreler ayrıştırılıp dondurularak saklanıyor. Hepsi bu. Annenin ya da bebeğin canı yanmıyor’’

Unutmadan; kordon dokusu çöpe atılamayacak kadar değerli..

Sevgiyle ve Sağlıkla Kalın

Tıbbi Biyolog Şebnem Ünver Diker