Fitness kadınlar için daha mı zor?

Fitness kadınlar için daha mı zor?

Kadınlar incelmek ister; kadınların tek istediği şey selülitsiz bacaklara ve sıkı kollara sahip olmaktır. Erkekler ise göbeklerinden kurtulmak ve üçgen vücuda sahip olmayı isterler.  Peki, sizce erkeklerin forma girmesi kadınlara göre daha mı kolaydır?

Bana sorarsanız hayır. Çünkü kadın ve erkeklerin forma girmek için motivasyonları farklı olmasına rağmen, yapmaları gereken şey ortaktır: İkisi de yağlarından kurtulmalı ve kas kazanmalıdır.

Hem kadınların hem de erkeklerin vücudunda yağ bulunur. Elbette bu yağ miktarı kişiden kişiye göre farklılık gösterebilir. Buradaki esas önemli fark bu yağların nerede depolandığıdır. Kadınlar, yağları kas ve deri arasında depolandığı için selülitlerden şikâyetçidirler. Erkeklerin yağları da iç organlarında biriktiği için göbeklenmelerine neden olur.

Erkekler ve kadınlar, hedeflerine ulaşmak için farklı antrenmanlara başvururlar. Hanımlar Yoga ve Pilates sınıflarına gidip yarım saatlerini cross trainler makinesinde geçirirken,  beyler de serbest ağırlık bölümünde ağırlık kaldırdıktan sonra koşu bandında 10 dakika ya koşarlar ya da koşmazlar. Bu tercihlerin oluşmasının iki nedeni vardır: Kadınlar kaslanıp irileşmekten korktukları için ağırlık kaldırmaya çekinirler. Onlar erkekler gibi güçlenmek istemezler, sadece şekillenmek isterler. Tabiatları gereği de antrenman sırasında çekecekleri yorgunluğa karşı daha dayanıklıdırlar. Erkeklerinse kadınlara oranla daha yüksek bir glikoliktik kapasitesi bulunur. Yani kısa süreli ve yüksek yoğunluklu aktivitelerde daha başarılıdırlar.

Bütün bu bilgilerin ışığında antrenman yapmanın kadınlar için daha zor olduğunu düşünmüyorum. Her şey hedefinizin ne olduğuna bağlı: Yalnızca forma girip kendinizi iyi hissetmek yerine bir triatlona hazırlanmaya karar verdiyseniz, elbette bu hedefiniz sizden çok daha fazla emek isteyecektir. Tabi sevdiklerimizin sürekli olarak bize ikram ettiği çikolata ve unlu mamullere hayır diyerek sağlıklı beslenebilmek, kadınlar ve erkekler için eşit zorluktadır.

Ama bu işin bir aması var! Antrenman yaparken yalnızca kadınların üstesinden gelmesi gereken zorluklar mevcut.

 

Zorluk 1: Adet görüyorum.

Eğer ağrınız yoksa kesinlikle antrenman yapmalısınız. Eğer hafif ağrınız varsa, hafif bir antrenmanla şişkinlik, baş ağrısı ve yorgunluk gibi şikayetlerinizi azaltabilirsiniz. Eğer şiddetli ağrınız varsa 1-2 gün boyunca kendinize gelene kadar antrenmana ara vermelisiniz. Antrenmana gitmek yerine kendinize bir bitki çayı demleyin (taze nane, limon, kabuk tarçın ve zencefil karşımını deneyin) ve bir kitap okuyun.

 

Zorluk 2: Giyecek hiçbir şeyim yok.

Güzel bir çift ayakkabı, çorap, tayt, tank-top ve spor sutyeni, iyi bir antrenman yapmak için olmazsa olmazların arasındadır. Sürekli giyebileceğiniz bir tayt alabilirsiniz ve onu çeşitli üstlerle kombinleyerek farklı sezonlarda giyebilirsiniz.

 

Zorluk 3: Saçım korkunç görünüyor.

Spor salonuna bir defilede modellik yapmaya değil, antrenman yapmaya gittiğinizi unutmayın. Saçınızı basit bir atkuyruğu yaparak hizaya sokabilirsiniz. Ben şahsen saçımın yüzüme gelmesini engelleyen ince bantları çok seviyorum.

 

Zorluk 4: Dışarı çıkamıyorum.

Hava karanlık olabilir veya sokak köpeklerinden korkuyor olabilirsiniz. Bu durumlarda sizinle yürüyecek birisini bulun. Bu şekilde çok daha güvende olursunuz ve tek başınıza olduğunuzdan daha fazla eğlenirsiniz! Eğer bunu da yapamıyorsanız oturma odanızda ip atlayın ya da hoşunuza giden bir kardiyo videosu bulup ona eşlik edin.