Feng Shui ile Yaşam

Feng Shui ile Yaşam

Bu işe başladığımdan bu yana hep söylerim. Feng Shui danışmanı tıp doktoru değil ama mekân doktorudur. Çocukken çok özendiğim bir mesleği mekânlar üzerinde yapmaya başladıktan sonra evrenin bu hediyesi için hep yaradana şükretmişimdir. Evet dediğim gibi, Feng Shui uzmanı bir mekân doktorudur. Enerjisi bozuk mekânlar hastadır. Bu hastalık o mekân içinde yaşayan insanlara sorunlar hazırlar. İş hayatında dikiş tutturamaz, ilişkilerinde hep sorunlarla boğuşmak zorunda kalır, sağlık problemleri yaşar, evliliğinde kopukluklar hatta ayrılıklar getirebilir. Bu tip sorunları sayfalar dolusu sıralayabiliriz. Mekânların enerjisi insan hayatında büyük bir etkiye sahiptir. Öyle etkilidir ki yeni bir eve taşındıktan sonra önceden yaşadığınız sorunların birer birer hayatınızdan çıktığını da gözlemlersiniz veya her şey yolundayken, taşınmadan kısa bir süre sonra hiç olmayan sorunlarla boğuşmaya başladığınızın farkına da varırsınız.

Çocukluğumdan buyana büyüklerden duyduğum ve hep aklımda kalan bir cümle vardı. “Bu ev bize çok uğurlu geldi” veya “bu ev bize hiç şans getirmedi”. Hep sorgulardım şans getiren ev nasıldır acaba? Ev insanları şanslı mı yapar? Bahçelerinde gül ağaçları var diye mi şanslı? Yoksa yeşil koltuk takımları mı neden olan? Yok yok ondan değildir, evlerinin dış boya renkleri bulut mavisi ondan bence… Hep bu tip gözlemlerim, sorgulamalarım uzar giderdi, çocuk aklı işte. Aslında büyüklerin, ben çocukken bahsettiği şey tamamen FENG SHUI imiş.

Doktorlara özenmemin nedeni, yardımcı oldukları insanların onlara bakarken duydukları sevgi, saygı, gözlerinden yüreklerinden akan teşekkürlerdi. Bunlara mazhar olabilmek ne büyük bir hazdır, mutluluktur diye düşünürdüm. Yine şükürler olsun ki ben danışanlarımın hayatlarına dokunabilmenin, sorunlarından kurtulmalarına yardımcı olabilmenin sevinci, inanın bana bu hazları misli misli yaşadığım için ne kadar şükretsem azdır. Ufak bir sır vereyim; en zevklisi de ne biliyor musunuz, ilk başlarda dudak büküpte, sonradan gözlerinin içinin parladığını görmek, sürekli güzel dileklerle hatırlanmak bu da bambaşka bir mutluluk altını çizmek isterim.

Gelelim Feng Shui’ye: Çok fazla çalışmanıza rağmen kariyer hedeflerinize yaklaşamıyor musunuz? Devamlı iş mi değiştirmek zorunda kalıyorsunuz? Hak etmenize rağmen terfi alamıyor musunuz? Sizden daha az çaba gösteren kişiler mi fark ediliyor? İş hayatınız zorluklarla savaşarak, insanlarla ters düşerek mi geçiyor? Sürekli iş kaybımı yaşıyorsunuz?

Bu soruları tek bir cevap olabilir; Yaşadığınız evin Kuzey (kariyer) pusula alanında büyük bir sorununuz var demektir. Kuzey pusula yönü mekânlarda iş hayatını yöneten pusula alanıdır. Elementi sudur. Birçok danışanımın bana başvuruş nedenlerinden biri de çok iyi bir iş hayatı varken işi büyütmek için daha büyük bir ofise geçtikten sonra veya ev değişikliği yaptıktan sonra hiçbir anlam veremedikleri sorunlar, iş kayıpları yaşamalarıydı.

Şirketleri, ofisleri, işyerlerini dekore ederken, Feng Shui uygulamaları yaparken önemle üzerinde durduğumuz konulardan bir olan renkler ve şekilleri değerlendirme şekli önemli parametrelerdir. Mobilya, aksesuar seçerken yaptığımız tercihlerin aslında bizlere şans mı şanssızlık mı, başarı mı başarısızlık mı getirebileceğini tercihlerimiz belirliyor aslında. Kimileri doğru olanı içgüdüsel olarak seçer, kimileri de bu kadar şanslı olmaz. İşi şansa bırakmayacak ve size hizmet edecek tercihleri yapabilmeniz açısından Feng Shui size bir kılavuz olabilir.

Sağlık, Feng Shui öğretisinde en önemli ve ilk hedeftir, mutluluğun şartıdır. Sağlıklı olmazsanız, kariyer sahibi olamaz, para kazanamaz hayatınızı idame edemezsiniz. Sağlığınıza dikkat etmenin yanında, kendinize ne kadar iyi bakarsanız bakın yaşadığınız mekân, yatak odanız, yatağınızın konumu sağlığınıza yön veren en önemli konulardır. Hatta tahmin edemeyeceğiniz kadar etkilidir. Her sağlık sorunu mekân içindeki sorunlu alanların, yanlış konumlanmaların sonucunda baş gösterir. Yakın bir geçmişte verdiğimiz bir danışmanlıktan bahsetmek isterim. Yeni bir eve taşınan çocuklu bir aile hemen hemen bir aylık süre geçmişken eşi böbreklerinden sorun yaşamaya başlamıştı. Eşinin ısrarları üzerine ve bir dostlarının tavsiyesi ile bize ulaştılar. Keşif ziyaretimiz sonucundaki tespit ve önerilerimiz çifti büyük ölçüde şaşırttı diyebilirim. Bu vakadaki sorunlardan kısaca size bahsedeyim. Feng Shui mekânlarda karşılık geldiği pusula yönlerinin aktive edilmesinden çok öte bir ilimdir. Maalesef günümüzde sağa menekşe koy, solda mum yak gibi saçmalamalarla Feng Shui çok çok yanlış anlatılıyor. Bu kadar basit değil maalesef.

Evrensel olarak Doğu pusula yönü aile ve sağlık alanıdır. Örnek vakadaki sorunlardan biri de bu alandaydı. Bu pusula yönü eksikti. Üstelik evrensel anlamın dışında beyefendinin de kişisel sağlık alanıydı. Diğer sorunlu alan da kuzey pusula yönündeydi. Kuzey (kariyer) pusula yönü de aynı zamanda vücudumuzda böbreklerle ilişkilidir. Burada elektrik tesisatıyla ilgili bir yığın karışık kablolar ve tadilatı ihmal edilmiş birkaç sorun daha vardı. Bu durumun sonucu beyefendinin sağlığına yansımasıydı. Bu alandaki Feng Shui sorununun yansımas,ı böbreklerle ilgili sağlık problemidir. Çünkü bu pusula yönü, vücutta böbrek ve idrar yolarına karşılık gelir.

Ev, ofis, mağaza gibi tüm mekânların dekorasyonlarında Feng Shui kullanarak yaşam gayelerimize uygun aktivasyonlar yapabilir, pozitif enerjili ve huzurlu mekânlar oluşturabiliriz. Hayatınızda başarısız olduğunuz, sorunlar yaşadığınız alanlar varsa; Feng Shui kullanarak iyileştirme ve geliştirme için adım atabilirsiniz. 

Feng Shui ile yapılan dekorasyonla amaçlanan hedef; bolluk, bereket, mutluluk ve en önemlisi sağlık içinde yaşamak için enerjinin doğru yönlendirilmesidir.

Feng Shui’nin yapı taşları olan beş element ateş, toprak, metal, su ve ağaçtır. Büyük ölçekte evrendeki, küçük ölçekte etrafımızdaki her şey beş elemente dayanır. Daha derine inersek insan vücudu da beş elementten oluşur. Kollarımız, bacaklarımız ve kalça kısmı vücutta ağaç elementi ile temsil edilir. Eğer bir evde bu organlarla ilgili sağlık sorunları yaşanıyorsa doğu ve güneydoğu pusula alanları dikkatle incelenmelidir. Dolayısı ile ev ve iş yerlerimizde de beş elementin uyumlu ve dengeli olması yaşamda tökezlemeden, hedeflerimize savaşmadan ulaşabilmemizi sağlayan bir bilim dalıdır. Kendi içinde müthiş bir matematiği olan bir felsefedir. Dört bir etrafımızı saran teknolojik, yapay dayatmaların, olumsuzluklarının farkındalığı ile kişiler her alanda daha doğal arayış içine girmekte, bu ilgi ve yönelme giderek büyümektedir. Bu bağlamda Feng Shui giriyor devreye Feng Shui binlerce yıl öncesinde hiçbir teknolojik… Vs. destek olmaksızın Çinliler doğadaki dengeyi yaşadıkları mekânlarda uygulamaya başlamış, imparatorluklarını bu prensiplere dayanarak geliştirmişlerdir.

Yukarıda bahsettiğim beş elementten biri olan ağaç(ahşap) elementine değinmek gerekirse ağaç elementi büyümeyi temsil eden bir elementtir. Eğitilmiş bir göz olarak şahsım bir mekâna girdiğimde beş elementin dengesini veya dengesizliğini ilk etapta çözümleyebiliyorum. Şöyle ki; Feng Shui’nin temel taşları her ne kadar beş elementse bir o kadar da birbirleri ile olan denge ve uyumları da çok önemlidir. Yapılan bir yemeğe tuz eklerken oranı kaçırdığınızda tüm emekler boşa gidebilir. Bir mekânda da ağaç elementinin oranı baskın olursa o mekânda çalışan veya yaşayan kişiler arasında uyumsuzluk, çabuk alevlenen nedensiz tartışmalar, kızgınlıklar kaçınılmaz olur.

Neden ve sonuç ilişkilerinin harika bir çıkarımıdır Feng Shui. Etki ve tepki dinamikleri ile yaşamı şekillendirir.

Feng Shui Akademisi

Zeynep Akçay